Muratpaşa ilçesinde yer alan kara ve deniz surları ile kuşatılmış olan Kaleiçi Antalya’nın en çok turist çeken yeridir. Sıra sıra dizilmiş kafeleri, deniz manzaralı sokakları, caumbalı tarihi evleri, şık restoranları, hediyelik eşya dükkanları ve birbirinden renkli mağazaları ile dikkat çeker. Kaleiçi, tarihi dokusunu kaybetmemiştir. Ayrıca Antalya’nın merkezi noktalarından biridir. yerli ve yabancı yıl boyunca binlerce turistin tercih ettiği tatil noktaları arasındadır.

Kaleiçi Müzesi: Bölgedeki yerli ve yabancı turistler tarafından en sık ziyaret edilen yerlerin başında Kaleiçi Müzesi gelmektedir. Aya Yorgi Kilisesi, ilk yapıdır ve sık sık burada sanatsal etkinlikler düzenlenir. Geleneksel bir Türk-Kaleiçi evi ikinci bir geleneksel yapıdır. Etnografik eserler bu yapıda sergilenmektedir. Korunması gereken her iki bina da bu yapıların her ikisi de yer alan özel bir müzedir.

Kaleiçi Çarşısı: Akdeniz’in gözbebeği, incisi Antalya’nın en renkli, en cıvıl cıvıl yeri Kaleiçi Çarşısı’dır. Butikler, sıra sıra dizilmiş hediyelik eşya dükkanları, şık mağazalar, cumbalı evler, kafeler, butik oteller, barlar ve restoranlarla çevrilidir bu çarşı. Gönlünüzce alışverişinizi yaptıktan sonra kafelerden birinde yorulduğunuzda oturup, kahvenizi yudumlayıp, eşsiz bir manzarayı seyredebilirsiniz.




Yivli Minare: Yivli Minare, doğal güzellikleri ve tarihi değerleri ile ünlü, Antalya’nın simgelerinden biridir. Aynı zamanda da şehrin ilk İslam yapılarından biridir ve külliyesinin en etkileyici parçalarındandır. Selçuk dönemi eserlerinden günümüze kadar gelen Yivli Minare, 13. yüzyılla tarihlendirilir. İlk yapıldığı dönemlerde Bizans Kilisesi idi. Alaeddin Keykubat tarafından daha sonra minare ilave edilerek camiye çevrilmiştir. Yivli Minare, Kaleiçi’nde yer almaktadır ve 45 m yüksekliğindedir. Neredeyse şehrin her noktasından görülür.

Hıdırlık Kulesi: Hıdırlık Kulesi, Antik Çağ’dan kalmadır. Kara surlarının en güneyinde yer alır. Son derece sağlam bir şekilde kule durmaktadır. İşaret ateşinin yakıldığı yer ya da savunma alanı olarak düşünülmektedir.

Kesik Minareli Camii: Kaleiçi günün her saati renkli ve cıvıl cıvıldır. Gezip görebileceğiniz birçok tarihi değer yer alır. Günümüzde açık olmayan Kesik Minareli Camii, bunlardan biridir. kilise olarak ilk dönemlerinde inşa edilmiş olsa da 2. Beyazıt’ın oğlu Sultan Korkut tarafından camiye çevrilmiştir. 19. yüzyılda geçirdiği yangın sonrasında minaresinin ağaç kısmı yanınca Kesik Minareli Camii olarak anılmaya başlanmıştır. En son 1974 yılında eşine az rastlanır camii restore edilmiştir.

Suna İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi: Suna-İnan Kıraç çiftinden 1993-1995 yılları arasında satın alındıktan sonra restore edilen iki bina, müzeye çevrilip hizmet vermeye başlamıştır.

Korunması gereken kültür varlığı olarak müzenin bulunduğu iki bina da tescillenmiştir. Suna-İnan Kıraç Kalesi Müzesi, Antalya’nın merkezi Kaleiçi’nde bulunmaktadır. Tatil için, iş için ya da ziyareti için Antalya’ya yolculuk yapmayı düşünüyorsanız Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi’ni mutlaka gezmelisiniz.



Kahve ikramı, kına gecesi ve damat tıraşı gibi kültürel değerler müzede cansız mankenlerle anlatılmaktadır. Suna-İnan çiftinin aynı zamanda özel koleksiyonuna ait sanat eserleri de müzede sergilenmektedir. Suna-İnan Kıraç çifti şehrin kültürü hakkında detaylı bilgi vererek Kaleiçi Müzesi merkezdeki birçok gezilecek yerlere de oldukça yakındır. Kolaylıkla Antalya Oyuncak Müzesi ve İskele Camii’ni de kolaylıkla bulabilirsiniz.

Mermerli Plajı: Kaleiçi’nde Mermerli Plajı, yat limanının iki yanında uzanan yüksek traverten kayalıklar arasındaki tek kumsaldır. Mermerli Plajı, limanın güneyinde yer alan küçük bir girinti de bulunur. Bir zamanlar ismini limanın güneydoğusundaki yüksek teras üzerinde yer alan Mermerli Köşk’ten alıyor. Şimdilerde bu köşk yok tabi.

Henüz Antalya bu denli turizm patlaması yaşamamışken, halkın kullandığı, Kaleiçi’nin tek şehrin ise ilk plajı idi. Yat limanı kıyısında, arkasında sur duvarları ve kuleleri ile Mermerli Plajı, binlerce yıllık bir tarihi mirasa ev sahipliği etmektedir. Traverten kayalıkların, Antalya Körfezi’nin, Akdeniz’in ve Beydağları’nın ihtişamlı manzarası ile traverten kayalıkların Mermerli Plajı’nda oldukça büyüleyici bir atmosferi vardır.

Yerel tarihçiler Mermerli Plajı için 1930’lu yıllarda deniz üzerinde kıyıya yakın bir alanın ahşap paravanlarla çevrilerek plajın yıkanma yeri olarak kullanıldığı söyleniyor. Kamuya plajın açılma tarihi ise 1970’li yıllara tekabül ediyor. O dönemler hatta öğle öncesi kadınlar, öğleden sonra da erkekler tarafından Mermerli Plajı kullanılıyormuş.

Görenleri, tarihi dokusu ve eşsiz manzarası ile kendine hayran bırakan Mermerli Plajı’nı, yolunuz Antalya’ya düştüğünde mutlaka görmelisiniz.

Yivli Minare: Yivli Minare, Antalya’nın simgesidir ve şehrin ilk İslam yapılarından biridir. Yivli Camii ve külliyesinin en etkileyici parçalarından biridir.

Yivli minare, 13. yüzyılla tarihlendirilmektedir. Günümüze Selçuklu döneminden gelmeyi başarmıştır. İlk yapıldığı dönemlerde Yivli Camii Bizans Kilisesi idi. Alaeddin Keykubat tarafından daha sonra eklenerek camiye çevrilmiştir. Minarenin yivlerinden ötürü camiye Yivli adı verilmiştir. Hemen hemen şehrin her noktasından Yivli Minare görüldüğü için çekilen tüm fotoğraflarda kendini göstermektedir.




Yivli Minarei Antalya’ya gelen turistlerin yoğun ilgisini görmektedir. Sizin de gezinizin bir parçası olabilir ve bu güzel gezi noktalarınızda biri de bu Minare olacaktır. Kaleiçi’nde Minare bulunmaktadır ve ulaşımı da kolaydır.

Antalya Karatay Medresesi: Karatay Medresesi, Antalya-Kaleiçi’nde bulunur. Celaleddin Karatay tarafından 1250 yılında inşa edilmiş olup, Karadayı Camii adı ile bazı kaynaklarda bahsedilmiştir.

Antalya Karatay Medresesi, iki eyvanlı medreseler grubuna girmektedir. Portalı, büyük eyvanın mihrabı ve giriş eyvanı günümüze gelen parçaları arasında bulunur. Nişler ve mihraplarda işlenen süslü motifler oldukça dikkat çekicidir. Tarihi bir değere Antalya tatilinizde sahip olan medreseyi görmelisiniz. Ulaşım, merkezi ilçesinin Kaleiçi mevkiinde bulunmasından dolayı oldukça kolaydır.

Kesik Minareli Camii: İbadete günümüzde açık olmayan ancak Antalya’nın simgeleri arasında bulunan Kesik Minerali Camii, sıklıkla şehre gelen turistler tarafından ziyaret edilen bir yerdir.

Kesik Minerali Camii köklü bir geçmişe sahiptir. Kilise olarak ilk dönemlerinde inşa edilmiş olsa da II. Beyazıt’ın oğlu Sultan Korkut tarafından camiye çevrilmiştir. XIX. Yüzyılda bir yangın geçirdikten sonra minaresinin ağaç kısmı yanınca Kesik Minareli Camii olarak anılmaya başlanmıştır. Kesik Minerali Camii eşine az rastlanır bir yapıdır. En son 1974 yılında restore edilmiştir.

Kaleiçi’ni Antalya tatilinizde gezerken Kesik Minerali Camii de ziyaret etmeyi unutmayın. Üç Kapıları’ın Camii, 200 m ilerisinde bulunduğu için ulaşımı oldukça kolaydır. Antalya’da denizin tadına varırken, şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini gezmek için kendinize güzel bir gezi listesi hazırlamalısınız.

Karaalioğlu Parkı: Karalioğlu Parkı, Antalya’nın en eski parklarından biridir ve merkezde bulunur. Şehrin en etkileyici ve en güzel dinlenme alanlarından biridir. cıvıl cıvıl bir tarafta kuşlar, bir tarafta Hıdırlık Kulesi, diğer yanda da el ele gezen sevgililer… huzur veren havasında gelen herkesi dinlendirir…

Yaklaşık olarak Karalioğlu Parkı, 7000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuştur. Aynı zamanda parkta 120 çeşit bitki türü bulunmaktadır. Huzurlu bir şekilde Antalya Körfezi’ne karşı dinleneceğiniz Karaalioğlu Parkı’nda çocuk eğitim alanı, çocuk bahçesi, çay bahçeleri ve WC vardır. şehrin tarihini ve doğal güzelliklerini Antalya tatiliniz sırasına ziyaret ettiğiniz bir gün Karaalioğlu Parkı’nın bahçelerinin birinde dinlenmeyi tercih edebilir ve üzerinizdeki yorgunluğu atabilirsiniz. Karaalioğlu Parkı, Antalya’nın merkezinde stadyum ile Kaleiçi arasındadır.