Turizm, deniz, güneş, kum üçlüsünün son yıllarda dışına çıkmakta, talep diğer turizm çeşitlerine göre giderek artmaktadır. Hızla turizm sektörünün gelişmesi, turizm-çevre ilişkisinin önem kazanmasına neden olmuştur.

‘Ekoturizm’ çevrenin öneminden doğan bir turizm çeşididir. Gelecekte ülkemizin başlıca turizm kaynaklarından biri olmaya adaydır. Birçok ‘ekoturizmin’ dalı vardır. kuş gözlemciliği de bunlardan bir tanesidir.

Ülkemizde kuş gözlemleme çok yaygın olmamasına ve birçok kişi tarafından da bilinmemesine rağmen Avrupa ve kuzey Amerika da oldukça yaygındır. Toplam Türkiye’deki kuş türlerinin sayısı Avrupa’nın tamamında yer alan kuş türlerinin sayısı kadardır. Yaklaşık olarak Türkiye’de 465 kuş türü gözlemlenebilmektedir. Kuşlar açısından ülkemizin zengin olmasının nedenleri arasında; kuşların göç yollarının üzerinde olması ve sulak alanlarımızın olması gösterilebilir. Kuş gözlemleme imkanı ülkemizin yedi coğrafi bölgesinde de mevcuttur.

En çok Türkiye’de kuş türünün bir arada bulunduğu ve kuşlar için en önemli sayılan bölgeler;

  • Çamaltı Tuzlası
  • Sultan sazlığı
  • Manyas kuş cenneti
  • Darıca kuş cenneti
  • Beyşehir
  • Eber
  • Eğirdir gölü
  • Akşehir gölleri
  • Yeşilırmak, Kızılırmak, Çukurova’daki lagünler
  • Çoruh Vadisi

Kuşları doğal ortamlarında kuş gözlemcileri gözlemlemek isteyen ve aktivitelerinin düşük çevresel etkileri olan genelde eğitimli ve gelir düzeyi iyi insanlar olduklarından eko-turizmin kuş gözlemciliği oldukça ümit verici bir dalıdır.




Bazı türleri görmek için kuş gözlemcileri, beklentileri olması nedeni ile normal Ekoturist’ten daha fazla para ödemeyi kabul ederler. Ekoturizmin diğer çeşitleri ile karşılaştırıldığında, kuş gözlemciliği, en çok yerel halka ekonomik katkının sağlanması, yerel halkın biyoçeşitliliğin değeri hakkında eğitilmesi ve başarılı bir şekilde doğal alanların muhafazası ve korunması için yerel insanların teşviki konusunda en çok potansiyele sahip olanıdır. Çeşitli türleri kuş gözlemcilerine göstererek direkt biyoçeşitlilikten para kazanan yerel halk, sıra dışı kuşlara ev sahipliği eden ekosistemlerin korunmasında daha istekli olacaktır.

Birçok, kuş turizminin olumlu ve olumsuz yönleri bulunmaktadır.

Bilinen turizm bölgeleri dışına ziyaret, yaban hayatını korumak için teşvik, ülkenin ve bölgenin ekonomisine katkı, gibi olumlu yanlarının yanı sıra; çok yaklaşarak kuşları rahatsız etme, nadir ya da tehlike altında olan türlerin rahatsız edilmesi gibi belli başlı olumsuz etkileri de bulunmaktadır.

Bilgili ve iyi bir rehber grup olarak gerçekleştirilen gözlem turlarında olumsuz yönlerin giderilmesi adına iyi bir çözüm yolu olabilmektedir.

Gelişmekte olan ülkelerin özellikle hükümetleri, uluslar ve uluslar arası sivil toplum kuruluşları, kuş turizmi gerçekleştiren şirketler, kuş gözlemciliğinin tanıtımı ve eğitimine öncelik vermelidir. Doğa koruma ve doğal alanların tanıtımından kuş gözlemciliğin gelir getirilebilecek bir aktivite olmasından dolayı, kuş gözlemciliğin bu kuruluşlar kırsal kesimlerdeki insanlara ve yerel derneklere daha fazla katkıda bulunması için yoğun bir çaba göstermelidir. Bahsi geçen tüm bu konuların gerçekleşmesi durumunda sürdürülebilir turizme ortaya büyük bir katkının çıkması da kaçınılmaz olacaktır. turizm-çevre açısından bu da oldukça güzel bir gelişme olacaktır.

Türkiye’deki durumu

Türkiye, yukarıda da bahsettiğimiz gibi zengin doğa varlıklarından dolayı doğa turizmi ve doğa turizminin alt bileşenleri açısından oldukça büyük bir potansiyele sahiptir. En doğru ve en etkili biçimde ülkemizin sahip olduğu bu büyük potansiyeli değerlendirmeliyiz. Kuş gözlemleme çeşitleri ülkemizde çeşitli yollarla desteklenmektadir.

18 yıldır Avrupa’da, 2004 yılından bu yana da Türkiye’de kutlanan Dünya Kuş Gözlem Günü farklı illerden katılan kuş gözlemcilerinin aktiviteleri ile birlikte gerçekleştirilerek, kuşların ekolojik değerleri ve kuş koruma çalışmaları hakkında da bilgi sunarak gözlemciliğe büyük bir katkı sağlamaktadır. üniversitelerin aynı zamanda kurmuş oldukları kuş gözlem topluluklarının da yeri ayrı bir önem taşır.



Ayrıca kuş gözlemciliğine Önemli Kuşlar Alanları (ÖKA) Projesi’de büyük destek sağlamaktadır.

1989 yılında ÖKA, uluslar arası kuşları koruma derneği tarafından başlatılan ve dünyanın birçok ülkesinde yürütülen bir projedir. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları Projesi, 1990 yılında başlamıştır ve Türkiye’de bulunan kuşlar açısından önem taşıyan alanların, kamuoyu bilinci oluşturarak, kapmayalar ve lobi etkinliklerinden korunmasını, sürekli alanlardaki gelişmelerin izlenmesini ve yeni ÖKA’ların belirlenmesini amaçlamaktadır.

ÖKA Örneği:

Türkiye’nin önemli bitki alanlarından biri de Muğla/Gökova’dır. Bölge fauna açısından da bu değişik habitatlardan dolayı oldukça zengindir. İzmir yalıçapkını, Sarıasma, Üveylik, Tahtalı keklik, Karabatak, Balıkçıgiller, Çobanaldatan, Kırlangıç, Ağaçkakan, Sığırcık, Karatavuk, Karabatak, Alakarga, Çaylak, Yabanördeği, Dağ serçesi, Şahin, Kartal, Atmaca ve değişik baykuş türleri yer alır.

Çok sayıda, bölgenin barındırdığı evrensel koruma altında olan kuş türleri arasında yer alan İzmir yalıçapkını sayesinde Gökova Ovası Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsünü kazanmıştır.

Ülkemizin doğal zenginliklerinin farkına varmalı ve bu zenginliklerimizi koruyarak en iyi şekilde bunlardan faydalanmalıyız. Çevremizi koruyarak yanı sıra faydalanarak ülkemiz için ekonomik bir katkı sağlarken, mümkün olduğu kadar çevre bilincini de yaygınlaştırabiliriz.