Kalabalık, sıcak hava, yoğun trafik, eziyet çektiren bir şehir hayatı… İstanbul yazın çekilmez dediğinizi duyar gibiyiz. Oldukça haklısınız, kendinize göre kaçış rotaları hazırlamadığınız sürece yaz aylarında İstanbul’un pek de çekilecek bir hali yok. Ancak unutmayın, İstanbul’un her yanı derya deniz. Eğer doğru zamanda doğru yerde olma planlamasını yaparsanız, bu şehirde sizden keyiflisi olmaz!

İstanbul Caz Festivali: İKSV’nin her yıl yaz aylarında düzenlediği caz festivali, caz müziğinin efsanevi isimlerini her yıl ağırlamaktadır. Açık havasına ve manzarasına doyum olmayan Sabancı Müzesi bahçesi, Feriye Lokantası, Fenerbahçe Parkı, Sepetçiler Kasrı gibi noktalar da festivale ev sahipliği yapan yerlerdir. Her konsere göre bilet fiyatları değişiklik göstermektedir. Yani bilet fiyatlarını bahane etmeye gerek yok! Biraz değişiklik olsun adına ücretsiz konserleri de takip edebilirsiniz. Çünkü müzik ruhun gıdasıdır!




İstanbul Bienali: Bienal havası olunca şehirde ne de güzel görünüyorsun İstanbul! Herhalde şehrin her köşesinde bir sanat olayının olduğu günler en hoşunuza gidecek zamanlardan biridir. hele de o vakitlerde öğrenciyseniz ya da tam zamanlı çalışmıyorsanız tam da hayat size göre! Etrafta doya doya keşfedecek ve öğrenecek şey oluyor. Hem de ücretsiz!

YAP İstanbul Modern: Bahçesindeki katı olan her şey isimli, yeni mimarlık programı, şehrin ortasındaki bir vaha gibi. Sağladığı kumluk ve gölgelik alanı, yeşillikler arasında denize nazır uzanabileceğiniz şezlonglar ve oturma alanları, özellikle şehir telaşında koşuşturup duranlar için ilaç niteliğinde bir deneyim alanı sunuyor.

Gezi Parkı: Tepenize Taksim’in öğlen sıcağı vurduğunda, gidin bir soluk alın. Gezi Parkı’nda iki nefes alın. Esas yaz günlerinde parkı boş bırakmamak, kıymetini bilmek, asırlık ağaçların altında huzur bulmak lazım. Şehrin en merkezi noktasında inanın ki sağlanacak bir yeşillik alan olması insana çok iyi geliyor.

Souq Karaköy Sosyal Pazarı: Karaköy’de her hafta sonu gerçekleşen bir başka Pazar Souq. Koleksiyonerler, tasarımcılar, el emeği göz nuru üretim yapanlar burada oluyor. Konsept ve markalar her hafta sonu değişiyor, mekan ise aynı kalıyor. İlginizin çekeceğini düşünüyorsanız bir uğrayın. Kahvenizi ya da tatlınızı civardaki kafelerden almanız mümkündür.

ZET Tasarım Pazarı: ZET, tasarımcıların bir başka Pazar yeridir. Online satış kanalı ile bir süredir ıncık cıncık sevenlerin kredi kartı borcunu hafif kabartan bu sevimli site, her hafta sonu Nar Loft’ta şimdilerde Pazar yeri açıyor. Hala görmediğim ürünü ben almam diyenler varsa aranızda size buyurun online satış sitesi ile birebir tanışma fırsatı…

İstanbul Shopping Fest: Bu tarz tüketim çılgınlığımızı körükleyen festivallerin düzenlenmesi hoşumuza gidiyor mu gitmiyor mu ayrı bir konu ama kadınların alışveriş zaafı olduğu müddetçe bu gibi etkinliklerin devam edeceği de kesin. Çeşitli konseptler altında birçok yerin indirimleri sunuyor olması da etkinliğin güzel yanıdır. Mesela lezzet gününde ayrı, kozmetik gününde ayrı yerlerde %50’ye varan indirimlere denk gelmeniz mümkündür.

Babylon Kilyos: Biraz etkinliklerden uzaklaşarak şehre yakın plajlara gelelim. Yemek, müzik ve doğanın mükemmel karması diyebiliriz burası için. Şezlongunuzu kiraladıktan sonra denize girebilir, doğada yürüyüş yapabilir huzuru bulabilirsiniz. Hafta içi plaja giriş 40 TL hafta sonu ise 50 TL’dir.

Oteller ve Havuzları: Günübirlik otellerin havuzundan faydalanmak da oldukça olası bir aktivitedir. Mesela sıcaktan Taksim Meydanı’nda buharlaştığınız bir an, bir adım ötenizde yer alan The Marmara’nın terasında aklınıza hiç kocaman bir havuzun olduğu muhtemelen gelmemiştir. Havuz ve otel alternatifi İstanbul’da oldukça fazladır. Ancak bu keyfi İstanbul manzaralı bir terasta yaşamanın ayrıcalığı da bir başka olacaktır.




Riva Sahili: Her bütçeye ıuygun ve şehre yakın bir yerdir burası. İstanbul’a Karadeniz’in en yakın mesafedeki sahili olan Riva’da denize girmek, taze balık yemek, doğada piknik yapmak mümkündür. Biraz hafta sonu kalabalık olabilir, hafta içi mümkün olduğunca girmelisiniz.

Kemer Contry: Göktürk, İstanbul’un kurtarılmış bölgelerinden biridir. Şehirden yaz günlerinde kaçış için iyi bir adres olabilir. havuza girip güneşlenebileceğiniz, golf oynayabileceğiniz, ata binerek doğayla iç içe zaman geçirebileceğiniz birçok farklı alana sahip Kemer Golf & Country Club, yaklaşık İstanbul merkezine yarım saat uzaklıkta bulunmaktadır. Buraya girebilmek için üye olmanız ya da üye olması gereken bir yakınınızın olması gerektiğini de hatırlatmamız gerekir.

Caddebostan Nostaljisi: Denize, Cadebostan sahil şeridinde yer alan plajlarda şezlong kiralayarak girebilirsiniz. Çok kalabalık olma ihtimali merkezi bir konumda olduğundan dolayı yüksek olsa da hafta içi özellikle tercih edilebilecek bir yerdir. Deniz tatili planınız yakın zamanda yoksa burayı biraz serinlemek adına belki düşünebilirsiniz. Geçtiğimiz yıllarda ayrıca ücretsiz olan plajın girişi tekrar 10 TL gibi bir ücretle hizmete açılmıştır. Kalabalık da aynı oranda böylelikle azalmaya başlamıştır.

Burc Beach: Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin işlettiği Burc Beach Kilyos’ta bir başka adrestir. Plajda güneşlenerek denize girebileceğiniz gibi kitesurf, windsurf gibi aktivitelere de katılabilirsiniz.

Tek günlük giriş ücreti hafta sonu 45 TL’dir.

Suada: Kuruçeşme’deki İstanbul’un göz bebeği Suada’ya yaz gelince rağbet artmaktadır. Harika yemekleri boğaz manzarası eşliğinde yapabileceğiniz restoranlar, eğlenebileceğiniz mekanlar, partiler ve denize nazır olimpik havuzda yüzme imkanı sağlaması buraya olan ilginin en sağlam nedenleri olsa gerek. Şehri tabi seyrederek, şehirden uzaklaşmış olma hissi de oldukça motive edici olabilir. Kuruçeşme Parkı’ndaki iskeleden Suada’ya ulaşmak için ücretsiz kalkan tekneleri kullanabilirsiniz.



Adalar: Kınalı, Büyükada, Burgaz, Heybeli ve Sedef. Çok turistik olmasından dolayı özellikle de Büyükada oldukça turistik olmasından dolayı yerel dokusunu kaybetmiş olsa da hala ekonomik bir İstanbul kaçamağı olduğunu belirtebiliriz. Büyükada Nakibey Plajı, Büyükada Yörük Ali Plajı, Heybeli Ada Beach, Heybeliada Green Beach Club, Kınalıada Kamos Beach Prens Adaları’nda denize girebileceğiniz en bilindik adreslerdir. Tabi ki tek etkinlik alternatifiniz değil, Burgazada’da Kalpazankaya Restoran, Heybeliada’da Mavi ve Heyamola Restoran, Büyükada’da Ali Baba, ada ruhunu taşıyan alternatif restoranlar arasındadır. Meşhur ada dondurmasını Büyükada Prinkipo’da yemeyi unutmayın.

Polonezköy: Ortalama arabayla şehir merkezine 45 dakika uzaklıktaki Polonezköy, İstanbul’da yaşayanların hafta sonu en uğrak noktalarından biridir. Harika bir kahvaltı, doğa yürüyüşü, bahçede hamak keyfi gibi kula hoş gelen bir çok aktiviteyi de burada yapmak mümkündür. Popülaritesi son zamanlarda arttığından dolayı bu fiyatların ortalamanın biraz üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. Köylülerin sattığı sebze, meyve ve organik ballardan gitmişken almalısınız.

Buz Pateni: Buz pateni son zamanlarda bir AVM trendi oldu. Sıcaklardan bunaldığınızda da mükemmel bir kaçış yoludur. Eğer Buz Müsesi kapanmasaydı bu betkiyi yaratbilirdi. Eğer kaymayı biliyorsanız, kendinizi hiç durmayın bir buz pistine atın. AVM’lerden buz pisti bulunanlar; Forum İstanbul, Optimum, PErlavista, Airport, Torium.

Anadolu Kavağı: Balıkçı tekneleri, güzel yalılar, yemyeşil tepeler görmek ve taptaze balık yemek için Anadolu Kavağı oldukça iyi bir adrestir. Mutlaka gelmişken taze midye ve kalamar yemelisiniz. Kasaba içerisinde ayrıca bir yürüyüş ve Yoros Kalesi’ni ziyaret etmek keyifli

olabilir. Sarıyer, Eminönü ve Bostancı’dan buraya vapurla, Üsküdar’dan otobüslerle ulaşabilirsiniz.

Parklar: Emirgan korusu, Yıldız Parkı, Bebek Parkı sahip olup da kıymetini bilememiz gereken sınırlı yeşil alanlar arasında bulunur. Sandviçinizi hazırlayıp yeşil alanda piknik yapmak, parkta yürüyüş yapmak (doğayı kirletmeden), oksijen depolamak mümkündür. Bir hafta sonu için size en yakın olanı seçip park planınızı yapmalısınız.

Rumeli Feneri: Karadeniz’le İstanbul Boğazı’nın birleştiği kuzey ucu Rumeli Feneri, tam karşısında da Anadolu Feneri yer alır. İstanbul’un limanı sınırını ise ikisinin birleştiği çizgi oluşturur. Burası Karadeniz’i izlemek ve fotoğraf çekmek için harika bir yerdir. Civarda bulunan kafelere ya da çok yakınında yer alan Garipçe köyüne gidebilirsiniz.