İzmir Selçuk, ülkemizin en çok turist çeken yerleri arasındadır. Efes Antik Kenti, başta Tiyatrosu ve Celsus Kütüphanesi ile çok ziyaret edilmektedir. Efes Antik Kenti’nde gezilecek görülecek yerler hakkında bir makale hazırlamaya çalıştık. sonrasında ise Selçuk’ta gezilecek diğer yerlerden kısaca bahsedeceğiz.

İzmir Selçuk Efes Antik Kenti Gezilecek Görülecek Yerler

Efes Antik Kentinde herkesin gün boyu vakit geçirme şansı olmuyor. Özellikle İzmir’den Kuşadası, Didim, Bodrum, Marmaris, Datça istikametine giderken buraya uğrayanlar , kısa bir süre gezme şansı buluyorlar. Çok kısa zamanı olanlar için görülmesi gereken üç yer: Meryem Kilisesi (Çifte Kilise), Büyük Tiyatro ve Celsus Kütüphane si…

Efes Harabeleri: İlk olarak Efes Harabelerine girişte karşılaştığınız kalıntılar Vedius Gymnasium’a ait kalıntılardır.

Vedius Gymnasium: Vedius Antonius adına M.S. II. Yüzyılda Vedius Antonius adına zengin bir Efesli tarafından yaptırılmıştır. Doğuda bulunan avlusu, ortada bulunan tören salonu, soyunma odası ve hamamları ile dönemin özelliklerini karakterize eden kültürel ve sportif eğitimin yapıldığı görkemli bir yapıdır.

Stadyum: Harebelere doğru Vedius Gymnasum’dan sonra sol tarafta stadyum bulunur. Tüm sportif yarışların, oyunların, olimpiyat düzenlemelerinin araba yarışlarının yapıldığı stadyum döneminin kültürel ve sportif ihtiyaçlarının tümünü karşılamaktaydı.




Akropol: Akropol olarak stadyumun karşısında kabul edilen tepede M.Ö. 6. Yüzyıla tarihlenen bir yapı vardır. M.Ö. 350 yıllarına ait bir tapınak da tepenin kuzey batısında bulunmaktadır.

Bizans Hamamları: Bizans Hamamları ile stadyumdan sonra karşılaşılır.

Çifte Kiliseleri (Konsül Kilisesi/ Meryem Kilisesi): Çifte Kiliseleri Bizans hamamlarının karşısında yer alır. Son derece Hıristiyanlık dönemi için özel bir öneme sahiptir. Konsüllerin 431-438 yıllarında toplandıkları kilise 265×29.5 m boyutlarında bir yapıdır. Roma döneminde MS 11. Yüzyılda bir bazilikaya dönüşen yapı Meryem Ana’ya adanmış, burada gerçekleştirilen 3. Konsül toplantısında Katolizmin doğması kararları alınmıştır. Dünyada Hıristiyanlığı kilise ilk yedi kilisesinden biri olması nedeni ile bugün bile hala büyük önem taşımaktadır.

Kilisenin MS. 7. Yüzyılda apsisinden açılan bir kapı ile ikinci bir kilise inşa edilmiş ve kiliselerin adı böylece ‘Çifte Kiliseler’ olarak tanınmıştır. Din adamlarının bu yeni açılan bölüm ikametlerine ayrılan kısımları ihtiva eder. Meryem ana adına sunulmuş ilk kilise olmasından dolayı kilise ve çevresi dini bir merkez durumundadır.

Efes Harabeleri’ne girdikten sonra, Büyük Tiyatro ve Liman Caddesine gelmeden hemen önce sağa doğru bir yol ayrılacak… Zaten sağ tarafınızda eski mezar taşlarını göreceksiniz. Bu kiliseyi o yüzden çoğunluğu takip ederseniz göremezsiniz. Çünkü genel olarak herkes Büyük tiyatro ve Kütüphane binalarına doğru ilerliyor… Bu kilisenin diğer adı ise Meryem Kilisesi…

Liman hamamları: MS. 2. Yüzyılda ilk kez yapılan hamam, 4. Yüzyılda İmparator Konstantinus döneminde onarım görmüş ve bazı değişiklikler yapmıştır.

Arkadiane (Liman Caddesi): Hamamların karşısında bulunan ve limana dek uzanan mermer bir köşeye Efes’teki harabeleri gezmek için çıkılır. Bu 11 m genişliği ve 530 m uzunluğu olan görkemli caddenin sağında ve solunda yer alan mermer sütunlar bugün de hala ayaktadır. Birçok kralların karşılandığı gösterinin ve dini törenlerin yapıldığı bu cadde, aynı zamanda limana gelip giden tüm servet ve malın aktığı yol olduğu için ‘Liman Caddesi’ olarak anılır.

Tiyatro: Tiyatro, Efes harabelerinin en güzel yapılarından biridir, oldukça sağlam kalmış ve rahatlıkla kısa bir süre öncesine kadar Efes Festivali gibi şenliklerde kullanılabilmiştir. İlk kez 25000 kişilik tiyatronun Helenistik dönemde yapıldığı bilinmekte ise de bugüne gelen tiyatronun İmparator Cladius zamanında yeniden inşasına başlandığı, İmparator Trianus M.S. …98-117 döneminde tamamlandığı bilinmektedir.

Mermer Cadde: Efes’in güneydoğusunda yer alan Magnesia kapısından kuzeybatıda Koresos Kapısına dek uzanan yaklaşık 400 metrelik mermer döşemeli cadde M.S. 5. Yüzyılda yeniden yapılmıştır.



Celsus kitaplığı: Celsus kitaplığı, Ticari Agoranın yanında bulunur. M.S. 135 yıllarında Asya konsülü Julius Aguila tarafından Romalı Mimar Vitruoya’ya yaptırılmıştır. Arka duvarda yer alan bir kapıdan Celsus’un mezarına geçilir. Burada Celsus’un bulunan heykeli bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunmaktadır. Tümüyle Roma mimari özelliklerini yansıtan yapının ön cephesinin dekorasyonu, devrinin en güzel örnekleri arasında bulunur. Ön cephe kolonları arasında bulunan dört kadın heykeli ‘Akıl’, ‘Kader’, ‘İlim’ ve ‘Erdem’ öğelerini temsil eder. Bugün bu heykellerin orijinalleri Viyana Müzesi’nde bulunmaktadır.

Efes Antik Kentinin simgesi bu kütüphanedir diyebiliriz… Efes’te gezilecek yerler arasında en popüler yer burasıdır…

Aşk Evi: Kuretler ile Mermer caddeden yukarı çıkıldığında kesişen nokta da Aşk Evi bulunur. Bu ilginç ev MS. 1. Yüzyıla tarihlenmiştir. Bu ev bir hol ve hole açılan birçok odadan oluşmaktadır. Bu evde çalışan kızlara ait olduğu düşünülen aşk evi duvarları içersinde mozaik kız portreleri yer almaktadır. Bugünün modern klima sistemine eşdeğer aşk evinin duvarları içerisinde bir soğutma ve ısıtma sisteminin yer alması da oldukça ilginçtir. Şarap mahzenleri, dev ocaklar, havuzlar, hamamlar, yatak odaları, konferans salonları ile muhteşem bir kütüphanesi burada yer almaktadır.

Skolastika hamamı: Efes’te yaşayan zengin Romalı bayan Skolastika tarafından yaptırıldığı düşünülen hamam MS. 400 yıllarına tarihlenmektedir. Hamam merkezi sistemle ısıtılmakta ve mermer kullanımının da ilginç bir örneğini taşımaktadır.

Hadrian tapınağı: Hadrian Tapınağı, Kuretler Caddesi’nin en güzel yapılarından biridir. Cephe alınlığı bu tapınaktan geriye kalan tek şeydir.

Arşitavında tapınağın tasvir edilen mitolojik sahnelerden en ilginbi Efes’in kurucusu mitolojik kral Andoklos’un yaban domuzunu öldürüşü ile ilgili sahnedir.

Trajen Çeşmesi: Trajen Çeşmesi Hadrian Tapınağını geçtikten sonra biraz ileride solda yer alır. Efes Müzesi’bde çeşmenin katlarını süsleyen heykeller sergilenmektedir.

Yamaç Evler: Celsus Kütüphanesinden Kuretler Caddesin’e dönüşte, Bülbül Dağı’nın yamaçlarında sağ tarafta Efesli zenginlerin ikamet ettikleri belirtilen evler vardır. Orijinal durumlarına yakın zamanda restore edilerek biraz daha yaklaşan bu evler, caddeye dikey merdivenlerle açılmakta, duvarlarında mozaik süsler ve duvarlarında fresk süslü mermer kaplamalar yer almaktadır. Yamaç Evler’e giriş için ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor, müzekart bu evlere giriş için geçerli değil…

Domitian Tapınağı: Bir İmparator adına Efes’te yapılmış ilk tapınaktır. Devlet Agorası’nın hemen karşısında, kentin en merkezi ve güzel yerindedir. Sadece başı ve kolu ele geçen Domitian’ın oldukça büyük ölçülerdeki kült heykeli bugün İzmir Arkeoloji Müzesi’nde tapınağın giriş atları ise Efes Müzesi’nde sergilenmektedir.




Belediye Sarayı (Prytaneion): Hestia sunağı, Efes’in kutsal mekanı sayılan meclis sarayının sağ tarafında bulunmaktadır. Devamı olarak bu sunakta kutsal bir ateş yanardı. Politik işleri ayrıca törenlerin, şölenlerin ve kabullerin Prytaneion yapıldığı yerdi. Burada iki Efes Artemis’ininde bulunmuş olması Prytaneion’un dini açıdan da son derece önemli bir mekan olduğu gösterilmektedir.

Odeon (Bouleuterion): Efesli zenginlerden MS. 2. Yüzyılda Publis Vedius Antonius tarafından yaptırılan Odeo’nun zamanında üstü ahşap kaplamalıydı.

Artemis Tapınağı: Bu tapınağın olduğu yerde Efeslilerin ilk yerleşimlerinin bulunduğu bilinmektedir. Bir depremle daha sonra tapınağın yıkılması üzerine Roma İmparatoru yardımı ile Efesliler tapınağı yeniden ve daha gösterişli inşa ederler. Dünyanın yedi harikasından biri olarak bilinen Efes-Artemis Tapınağının sadece bugün temel kalıntıları bulunmaktadır.

İzmir Selçuk’ta Gezilecek Yerler

St. Jean Bazilikası: MS. 6. Yüzyılda Bizans İmparatoru Justinyen’in St. Jean adına yaptırdığı Bazilika Ayasuluk Tepesi’nde bulunmaktadır. 40×110 m boyutlarında girişi batıdan olan yapı haç planlı, kubbeli bir bazilikadır.

Yedi uyuyanlar: Yapımı MS 5. Ve 6. Yüzyıla rastladığı tahmin edilen Yedi Uyuyanlar Ören yeri dini bir merkez hüviyetindedir. Hıristiyanlığın rivayete göre resmi dini olarak kabulünden önce, buraya putperestlerden kaçarak sığınan yedi genç uykuya dalıp iki yüz yıl sonra uyanmışlardır. Hıristiyanlık uyandıklarında resmi din olmuştur. Bu mucize olay üzerine bu yedi gencin öldükten sonra tekrar gömüldüğü ve isimlerine büyük bir bina yaptırıldığı düşünülmektedir. Kazılarda bugün ortaya çıkarılan yapı oldukça büyük abidevi boyutlardadır ve birçok oyma mezar buluntularına, iki kiliseyle katakomplara rastlanmaktadır.

Meryem Ana Evi: Hıristiyanlığın kutsal anası Hz. Meryem’in evi Bülbül Dağı üzerinde bulunmaktadır. ‘Panaya Kapulu’ olarak da Hıristiyanlar tarafından isimlendirilen kutsal yerin M.S. 4. Yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Annesini, Hz. İsa’nın yakalanıp çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce arkadaşı ve havarisi olan St. Jean’a teslim etmiştir. Hz. İsa’nın St. Jean çarmıha gerilişinden sonra Kudğs’te Hz. Meryem’in kalmasını sakıncalı bulduğu için yanına alarak onu kaçırmış ve buraya getirmiştir. Hıristiyanlık dinini yaymak gibi kutsal bir görevi üstlenen St. Jean çağın en büyük kenti durumundaki Efes’i kendine hedef seçmiş, putperestlerin diyarına Hz. Meryem’i sokmak istemediği için onu Bülbül Dağı eteklerinde ağaçlarla kaplı bir köşede yaptığı kulübede gizlemiştir.

Her gün St. Jean’ın onu gizli gizli ziyarete gittiği ve yiyecek içecek götürerek yokladığı bilinmektedir. Tam 101 yaşına kadar Hz. Meryem’in Bülbül Dağı’ndaki bu yerde yaşadığı ve burada öldüğü kabul edilmektedir. Meryem Ana’yı St. Jean yine bu dağda kendisinden başka hiç kimsenin bilmediği bir yere götürmüştür. Hz. Meryem’in bulunduğu yere Hıristiyanlığın yayılmasından sonra ‘Haç’ şeklinde bir kilise inşa edilmiştir. Burası da kötürüm durumdaki Türkiye’ye gelemeyen bir Alman rahibenin tarifleri üzerine bulunmuştur.



Belevi Mausoleumu: Selçuk’tan 13 km uzaklıktaki İzmir yolu üzerindeki yol kavşağının doğusunda, Belevi beldesinde bulunan bu anıt, dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnassos Mausoleumu’ndan sonra Anadolu’nun en yüksek ve büyük mezar anıtıdır. Helenistik Çağa tarihlenmektedir.

Ayasuluk Tepesi ve Kale: Erken Hıristiyan bu tepe Bizans ve Selçuklu devirleri boyunca iyi tahkim edilmiş bir kaleyle savunulmuştur. Sur hala ayaktadır, Erken Hıristiyanlık Devri’nde inşa edilmiş olup daha sonradan Selçuklular zamanında büyük bir restorasyona uğramıştır.

İzmir Selçuk Su Kemerleri

Bizans dönemi kalıntılarıdır su kemerleri. Doğu yönünde gelerek Ayaluk Tepesi’ne doğru giden Bizans Su Yolu’nun kalıntıları tren istasyonu çevresinde ve asfaltın iki tarafında görülebilir. Su kemerleri restore edilmiş haliyle bugün Selçuk’un simgesi olan leyleklerin üreme ve barınma yerleri olmuştur.

Selçuk-Aydın karayolunun 6. Km’sindeki Gaius Sextilius Pollio Aquaduct’ü olarak tanınan ve Ağustos Dönemi’nde yapılan Su Kemeri de bir diğeridir.

İzmir Selçuk Sütni Mağarası

Şirince Köyü’nden dönerken Selçuk’a 2 km kala  vadinin yamacında yer alan Sütni Mağarası ilçenin önemli mağarasıdır. Beyaz su damlayan sarkıt ve dikiler mağarada vardır. sütü doğumdan sonra yerli olmayan kadınlar damlayan sulardan içtikten sonra, mağaraya çıkamayanlar da mağaradan getirttikleri taşları memelerine koyarak sütlerinin çoğaldığına inanmışlardır.

İzmir Selçuk’taki Tarihi Cami ve Hamamlar

İsa Bey Camii: St. Jean Bazilikası’nın Ayasuluk Tepesinde batı yamacında yer alan İsa Bey Cami bir Selçuklu Dönemi yapısıdır. 1375 yılında İsa Bey tarafından inşa ettirilmiştir.

İsabey hamamı: İsabey Camisi ile birlikte yapılmıştır. Klasik Türk Hamamı’nın özelliklerinin tümünü taşır. Tüm bu mekanlar kubbelidir. Kubbe kasnağını taşıyan stalaktitleri benzerlerinin en güzelidir.

Kuş gözlem alanı: Gerekirse Selçuk Gölü Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası Antik Efes Kentinin kuzeyinde Efes ve Pamucak arasındaki 1000 hektarlık alanda yer almaktadır. 30-40 tür memeli hayvan ve kuş yaşamaktadır. Dalgıç, pelikan, çeşitli türlerde ördek, kınalı keklik, çulluk gibi kuşların yanı sıra yaban domuzu, çakal, tilki gibi kara hayvanları da vardır.

Şirince köyü: 7 km Selçuk’a uzaklıktaki Şirince Köyü geçen yüzyıldaki kentsel dokusunu aynen korumuştur. Şarap, meyve ve geleneksel nefis yemekleri ve otantik yapı ve yaşantısı ile tam bir nostalji köyüdür.