Marmaris’e tatil amaçlı gidip, Kız Kumu’nu görmeden dönmek olmaz. Her gün yaz sezonu süresince binlerce kişi tarafından ziyaret edilen Kızkumu doğal güzelliği ve farklı efsaneleri ile büyülü bir koydur. Yaklaşık Marmaris km uzaklıkta bulunan Kızkum’a gitmek için Marmaris-Datça yoluna çıkmanız yeterlidir. Yola koyulduktan yaklaşık olarak  20 dk sonra sola kıvrılan sapak (Bozburun sapağı) sizi Orhaniye’de konumlanan Kızkumu’na ulaştırıyor. Ortalama yol 25-30 dk sürüyor.

İlk olarak dikkati Kızkumu’na ulaştığınızda denizin üzerinde yürüyormuş görüntüsü veren turist kafilesi çekiyor. Kızkumunu işte bu yapan ve farklı efsanelerin dillenmesini de sağlayan bu büyülü görüntüdür.

Marmaris Kızkumu bir kıyı kordonu oluşumudur. Diğer değişle kıyı oku. Kıyı okunun da ne demek olduğunu merak ediyorsanız hemen açıklayalım, dalga ve akıntıların kıyıdan taşıdıkları maddeleri küçük koylarda biriktirmesi ile oluşan, bir ucu karaya bağlı ve denize doğru ok biçiminde uzanan yığıntıya kıyı oku adı verilir.




Özellikle turistler tarafından Kızkumu ve çevresi tarafından çokça ilgi görüldüğünden gelişmiştir. Fakat hala balıkçı kasabası kimliğini de korumaktadır. Pansiyonlar ve bungalov tipi konaklama seçeneğini de civarda sunan mekanlar da konumlanmaktadır.

Denizin ortasında Kızkumu’nda yürümenizi sağlayan bir yol vardır. küçük çakıl taşlardan oluşur bu yol ve 600 m civarında uzunluğu vardır. Efsanelerin gerçekliğini yolun sonunda yer alan kız heykeli de gerçekleri doğrular niteliktedir.

Marmaris Kızkumu Efsaneleri

Kızkumu’nun birçok oluşum efsanesi bulunmaktadır. En çok bilinen ikisine gelince…

  • Zamanında efsane bu ya Kızkumu’nda yaşayan bir balıkçı ve bu balıkçının aşkına karşılık bulduğu bir de kral kızı varmış. Her imkansız aşk gibi aralarındaki konum farklılığı o dönemde de bu taze aşkların arasına girmiştir. Bir balıkçıya koskoca kralın kızının gönlünü vermesi kabul edilir bir durum değilmiş. Ancak söz, statü dinler mi aşk? Geceleri genç aşıklar gizli gizli buluşurlarmış. Kral bir gün bu gizli buluşmaları öğrenmiş ve adamlarını kızının peşine takmış. Krala adamlar kötü haberi tez uçurmuşlar, denizden gelen balıkçı delikanlı ile karadan ona ışıkla rehberlik eden kral kızının buluşma hikayesini bir çırpıda anlatmışlar. Kral adamlarına bunun üzerine kızını yakalamalarını ve ışıkla delikanlıyı da kandırarak sahile almalarını ve ardından da tam orada bu umutsuz aşkı noktalamalarını buyurmuş. Kralın adamları akşam karanlık çökünce kızı yakalayarak operasyona başlamışlar, delikanlıyı ışık yakarak kendilerine doğru çekmeye başlamışlar. Kız efsane bu ya kurtulmuş askerlerin elinden ve delikanlıya doğru koşmaya başlamış. Bu sırada tam da bir mucize gerçekleşmiş ve denizde kızın adım attığı her yer yol olmaya başlamış kralın adamlarına, kıza yol açan deniz aynı cömertlikte davranmamış. Kızın adımları ile oluşan yol kralın adamlarını sırtında taşımamış. Koşarak kız kayığa varmış varmasına ancak elinden onu kaçırdıklarını anlayan kralın adamlarından biri çekmiş okunu ve kızı tam da kayığa çıkacakken vurmuş… Burada bitiyor hikaye. Çakıl yolun sonunda bulunan kız heykeli kralın kızının ulaştığı son noktadır. Hikayenin sonrası ise bir sır çünkü kızı delikanlı kayığa aldığı gibi uzaklaşmıştır. Öldüler mi, yoksa mutlu mesut mu yaşadılar bilinmez ancak kızın yaralandığı ve koşarken oluşan kumlardan bu nedenle yolun kırmızıya bulandığı söyleniyor.
  • Bir diğer efsane ise yine bir kral kızı kim bilir belki de aynı kral kızının kaçış serüveni. Tam günümüzden üç bin yıl önce Baybasssos Kenti olarak anılırmış. Orhaniye ve civarı. Bu Baybasssos Kenti’nin işte kralı, günlerden bir gün girdiği bir savaşı kaybederek kendini koruyamamış. Korsanlarca, kent ele geçirilmiş ve kral da öldürülmüştür. Kralın güzeller güzeli efsane bu ya bir kızı varmış. Kenti ele geçiren korsanlardan kentini kaybeden prenses kaçmak için bir plan yapmış. Kumlarla eteğini doldurmuş ve denizi bu şekilde geçmeyi planlamış çünkü yüzme bilmiyormuş. Eteğindeki kumları gece vakti dökerek deniz üzerinde yürümesine elverişli bir yol yapmış kendine ancak yönünü karanlıkta kaybedip eteğindeki kumlar da bitince boğularak ölmüştür. Prensesin yürüyebildiği yol yalnızca 600 metreymiş ve prensesin de sonunda heykeli dikilmiş.

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Orhaniye Köyü’nde bulunan, denizin üzerinde kırmızı kumlardan oluşan yol ve üzerinde yürüyenlerin hayran kaldığı Kızkumu. Mutlaka Marmaris seyahatinde görülmesi gereken adreslerden biridir. görmeden dönememeniz gereken bir yerdir.