Ramazan ayının huzur dolu iklimini yaşamak isteyenler için Ramazanda gidilecek bazı yerlerden bahsetmek istiyoruz. Buralarda Ramazan ayı bir başka geçiyor…

Ramazan Ayında Gezilecek Yerler: Ramazanda Nereler Gezilmeli?

Mevlana Müzesi – Konya: Mevlana’yı dünya tanımıştır. Konya’da yaşamış, türbesi ve müzesi de burada bulunmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinden ve ülkemizin her köşesinden tursitler her yıl burayı ziyaret ediyor. Mevlana nasıl oluyor da bu kadar kendini duyurabildi? İnsanlara onun dini, farklı bir dil ve üslupla anlatması, insanlarla arasında oluşan gönül bağı neden olmuştur. Gerek Mevlana Müzesi’nin mimarisi yapısı, gerek de türbesi görülmeye değerdir. Gönülleri Mevlana’nın söylediği sözler fethetmeyi başarmıştır. ‘Ne olursan ol yine gel’ ‘Nasibinde varsa alırsın karıncadan bir ders, nasibinde yoksa bütün cihan önünde serilse sana ters.’ ‘Bizi bilen bilir bilmeyen de kendi gibi bilir.’, ‘İyi ki geçiyorsun zaman ya acımın derinime işlediği bir anda donsaydın.’ Gibi sözlerle insanların gönlüne taht kurmayı başarmıştır. Mevlana’nın bu sözleri ile dünya, İslam dininin ne kadar hoşgörülü olduğunu gördü. Aşka ve hoşgörüye dayanan felsefesi ile Mevlana, tüm dünyayı etkiledi ve UNESCO tarafından 2007 yılında Mevlana yılı olarak ilan edildi. Kubbe-i Harda (Yeşil Kubbe), Mevlana Müzesi’nin en ilgi çeken kısmıdır.

Mevlana türbesini, kullanılan büyük kazanları, tasavvuf müzik aletlerini, büyük zatların türbelerini görmek mümkündür. Özellikle ramazan ayında manevi atmosferinizi güçlendirmek için ziyaret edilebilecek yerlerin başında Mevlana gelir.




İftarınızı Mevlana’nın Manevi Atmosferinde Yapın: Damak tadına hitap eden yemekleri ve sıcak insanları ile Konya yöresi, size unutulmaz anlar yaşatacaktır. Mevlana Türbesi’nin çevresinde mükemmel restoranlar bulmak mümkündür. Yöresel bamya çorbası, mercimek çorbası ve domates çorbası Konya yöresinin iftar menüsünde yer almaktadır. Seçiminizi bu çorbalar arasından yapabilirsiniz. Mutlaka bamya çorbasını denemelisiniz, yanında da sıcak ramazan pidesi ile hayran kalacaksınız.

Sizi çorbanın ardından meşhur Konya kuzusu tandırı karşılayacaktır. Çatal, bu tandırı yerken kullanılmıyor, rahatlıkla elinizle yiyebilirsiniz. Odun ateşinde pişmesi, tandırın en önemli özelliğidir. Hemen dokunduğunuzda kemikten ayrılması ve hemen ağızda dağılması. Bulgur pilava ya da tercihe göre pirinç pilavı ile sunulur. Konya’ya gidip bıçak arası etli ekmek yememek olur mu? Masanıza siz istemeden tadımlık olarak gelecek zaten. Gerçekten salatalar çok lezzetli. Taze bir şekilde, köylüler tarafından yetiştirilen sebzeler kullanılmaktadır. Konya’nın muhteşem lezzetli yemekleri yenildikten sonra meşhur tatlısı sac arasını deneyebilirsiniz. Çay eşliğinde bu tatlıyı almanızı tavsiye ederiz.

Balıklıgöl – Şanlıurfa: Balıklıgl diye Şanlıurfa merkezinin güneybatısında yer alan, aynzeliha ve Halil-ür Rahman İslam alemince kutsal kabul edilir. Büyük ateşe Hz. İbrahim peygamberin düştüğü yer olarak bilinir. Tek yaratıcılı dini savunan İbrahim peygamber rivayete göre o devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkın taptığı putlarla mücadele etmeye başlar. Günümüzde Nemrut tarafından Urfa kalesinin bulunduğu tepeden mancınıkla ateşe atılır. Allah tarafından bu sırada emir gelir; ‘ Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol’ emri verilir. Ateş bu emir üzerine suya odunlar ise balığa dönüşür. Gül bahçesinin içine Hz. İbrahim, sağ olarak düşer ve Halil-ür Rahman gölüne düştüğü yer dönüşür. Nemrut’un kızı Zeliha rivayete göre İbrahim’e inanmadığı için İbrahim’in peşinden kendisini atar. Zeliha’nın düştüğü yer de Aynzeliha Gölü olmuştur. Her yıl kutsal olan balıklı göl binlerce ziyaretçiyi çekmektedir. Balıklı Göl’de bulunan balıklara yem atıldığınızda o muhteşem şölene tanık olmalısınız. Bu gölde bulunan balıklar oldukça büyük ve yenilmiyor. Bu balıklardan yiyen kişiler bölge halkının belirttiğine göre zehirlenirmiş. Manevi atmosferi ve çevresinde bulunan camileriyle Balıklı göl kutsal bir mekandır. Özellikle ramazan atmosferini Balıklı Göl, çok iyi bir şekilde yansıtıyor ve manevi huzur ortamı istiyor. Akşamları da oldukça serin oluyor.



Balıklı Göl’de İftar: İlk olarak aklınıza Şanlıurfa denilince Halil İbrahim sofrası gelir. Bu anlamda Şanlıurfa’nın yemek çeşitleri oldukça fazladır. Siz istemeden iftar masanıza oturduğunuzda çiğ köfte, Urfa kebabı, çiğ köfte, içli köfte, cacık ve salata gelir. İsterseniz geniş bir menüyle isterseniz ciğer, ayran ve közlenmiş biber eşliğinde yapabilirsiniz. Size Şanlıurfa’da şiddetle tavsiye edeceğimiz analıkızlı çorbasının tadına mutlaka bakmalısınız. İnsanı tadı ve görünüşü ile adeta büyülüyor. Bol isotlu olan ve kuzu eti ile hazırlanan Urfa Kebabı’nı Şanlıurfa’da tatmak başka bir duygu olacaktır. Kazan kebabı da bu bölgeye özgü ve oldukça lezzetlidir.

Yöresel bir lezzet olan Urfa tatlısı ve şam tatlısının yemekten sonra tadına bakmayı unutmayın. Tatlınızı da yedikten sonra köz ateşinde pişmiş türk kahvesi ya da bu bölgeye özgü mırrayı içebilirsiniz. Afiyetle iftarınızı yaptıktan sonra ibadet için camiye gidebilir ve türbeleri gezebilirsiniz. Birçok otel konaklamak için Balıklı göl çevresinde bulunur.

İyice balıklı göl ve çevresini gezdikten sonra otelinizde inzivaya çekilebilirsiniz.

Hacı Bayram Veli Türbesi – Ankara: Numan Bin Ahmed asıl ismi labaı da Hacı Bayram-ı Veli’dir. Ankara’nın Çubuk Çayı üzerinde 1532 yılında bulunan Zülfald Köyü üzerinde dünyaya geldi. Türkçe eserlerini yazarak, Anadolu’da Türkçe kullanımını arttırdı ve etkiledi. Bilim ve tasavvufu birleştirerek İslam ve ilim açısından Hacı Bayram-ı Veli birçok talebe yetiştirmiştir. Hacı Bayram Türbesi, bayram türbesi, camisi ve çilehanesini burayı ziyaret ettiğinizde görmek mümkündür. Manevi olgunluğu elde etmek için Hacı Bayram ve onun peşinden gidenler çile odasına kırk gün süreyle girerlermiş. Çile odasına insanlardan uzaklaşarak girmek; Allah’ı düşünmek, ibadet etmek, az uyumak, az yemek be susmak maneviyatı güçlendirerek daha çok Allah’a bağlanmayı sağlarmış. ‘Hiddet ve kin hakikatleri gören gözleri kör eder. İyi düşünmeyi öfke daraltır, yanıltır. Diyen Hacı Bayram-ı Veli, manevi açıdan büyük bir alimdir.




Hacı Bayram Veli’de İftar: Manevi atmosferi ile olduğu gibi Ankara kendine özgü yemekleri ile de çok önemli bir şehirdir. Harika yöresel yemekler yapan restoranları cami çevresinde bulmak mümkündür. Buğday, nohut ve kuzu ile yapılan İnceğiz çorbasının tadı bir harikadır. Ankara’ya has yine Beypazarı güvecini de tatmanızı tavsiye ederiz. Başka bir yerde bulamayacağınız lezzetler arasında kuru köfte ve çubuk turşusu da yer almaktadır. Sacda ince yufkaların pişmesi ve ince ince kesilmesi ile üzerine şerbet dökülen sade ve oldukça lezzetli bir tatlı olan Şibit tatlısına bakmanızı öneririm.

Ankara’da başka alternatif arayanlar için Hamamönü tavsiye edilir. Tarihi evleri ve farklı iklimi ile Ramazanda gezilebilir.

Ramazan Ayında İstanbulda Gezilecek Yerler

İstanbul’da ise Sultanahmet Camii, Büyük Selimiye Camii, Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii) , Fatih Camii, Mihrimah Sultan Camii, Teşvikiye Camii ve Eyüp Sultan Camii Ramazanda gezilebilecek yerler arasında yer alır.